Boyun Ağrısı

Bel ve diz ağrısından sonra yine kapsamlı ve belalı bir konu: boyun ağrısı. başağrısı, hareket kısıtlılığı, sırt ağrısı, kollarda ağrı, uyuşma, güçsüzlük ve pekçok semptomun da katılarak oluşturduğu bir buz dağı. servikal -boyun- omurganın kendi kemik, eklem, sinir sorunlarından başka yansıyan ağrıların ve bozucu alanların en çok odaklandığı bölgeler arasındadır. sindirim sisteminin fonksiyonel ve organik bozukluklarında, bademcik, diş, çene eklemi, sinüs rahatsızlıkları, göğüsteki organlar ile ilgili patolojilerde yine sıkça boyun ağrısı görüyoruz. boyun ağrılarına klasik olarak nasıl yaklaşılacağını boynu ağrıyıp doktora giden herkes bilir: direkt filmler alınır, fıtıktan şüpheleniliyorsa yanında MRG çekilir, disk hernisi- fıtık-, artroz -kireçlenme-,travma bulguları ve nadir görülen birkaç durum daha araştırılır. burada gözardı edilen önemli bir konudan bahsetmeli: kronik boyun ağrılı hastaların ortak özelliği entellektüel, fazla okuyan, fazla düşünen, zihnini fazla kullanan kişilerde gelişen kafanın duruşunun ve boyunun aldığı yanlış pozisyonun bu ağrılarla çok yakın ilgisi var. boyun, birşeyi daha yakından görmek istermiş gibi öne uzatılmış pozisyonda durur, omurga düz değildir ve başın ağırlığını omurga yerine kaslar taşımakta ve tabii ki yorulmaktadırlar. bu arada bu insanlar çoğu zaman kollarını, omuzlarını yukarı kaldırarak, kullanırlar, zaten yorgun olan boyun ve sırt kasları daha da zorlanırlar.

Mükemmelliyetçi, dogmatik, bulunduğu durumdan hoşnutsuz, endişeli, reddeden, direnen yani büyük şehirde yaşayanların çoğunun paylaştığı ruh hallerinde bu duruş görülebilir. sanki gördüğünden emin değilmiş de daha iyi görmek ve emin olmak istiyormuş gibi yakından bakma ihtiyacını yansıtır. çoğu bu durumdaki insanın gözlük takması, sanırım, dış dünyaya dikkatini yöneltmek yerine devamlı kendi içine odaklanması, kendi ile meşgul ve içsel söyleşisi hiç durmamasından ve dolayısıyla baktığını görememesinden kaynaklı olmalı; gerçekten konsantre olarak bakmıyor ve görmüyorlardır.

Kronik ağrıların tümünde olduğu gibi boyun ağrılarında da farkına varmadan yapılan içsel konuşmaların susturulmasını sağlayacak metodların uygulandığını görüyoruz;, meditasyon,yoga, tai chi, nefes egzersizleri, bilişsel terapi ve yürüyüş gibi çalışmaların yaptırılması, hoşnut olunan uğraşlara yönlendirilmesi gibi. içsel görünün arttırılması, kişinin hastalık yapıcı otomatik davranışlarının farkına varması ve kendini değiştirmesi bu yollarla sağlanabilir. boyun ağrılarında, birlikte sıkça görülen bir diğer durum diyaframın kasılı olmasıdır. diyaframın kullanılamadığı durumda solunumun sadece toraks- göğüs kafesinin- kasları aracılığı ile yapılması sonucunda tık nefes olunur. çok enerji harcayarak az oksijen elde edilir. üst ısıtıcı olarak akciğerin havadan gelen chi'yi - canı- yeterince organizmaya alamaması tık nefesin daha tehlikeli boyutudur. duygusal yüklenme, özellikle endişe, olayları sindirememe, sıkılma, öfke gibi negatif duygular bombardımanında insanın karnında sertlik hissi olur, bu diyaframın kasılmasındandır. iç çekme, sık sık yüzü gözü ovuşturma, karını sıvazlama bilinçdışı uygulanan tedavilerdir. bilinçli nefes egzersizi ve gevşemeyi sağlayacak onaylamaların hatırlanması durumu dramatik düzeltir. kasmadan, bir disiplin halinde yapılırsa bir süre sonra iyilik halinin ve huzurun müptezelliği zaten kişiyi yolda tutar, bırakılamaz.

Kronik tonsillit, diş poblemleri, ağır metal, çene eklemi problemleri, tetik noktalar, kalın barsak problemleri (mantar, allerji, enzim yetersizlikleri) ve geçirilmiş ameliyatlar, enfeksiyonlar gibi bozucu alan oluşturan etkenler boyun ağrısında çözülmesi gerekebilen diğer sorunları oluştururlar. biyorezonans, kinezyoloji gibi tanı yöntemleri kullanılarak bu tür saklı kalan bulgular ortaya konabilir. homeopati, nöral terapi, şelasyon, ozon terapi gibi dıştan yapılan yardımların yanında yoga, tai chi, davranış terapisi, meditasyon ve nefes çalışmaları yeri geldiğinde ve iyi bir kombinasyonla kullanılarak çözümsüz hastalara şifa olabilir.

Hastalık varsa çözümü de vardır. zaten hastalık yanında tedaviyi de fısıldar kişinin kulağına; en derinde bir yerlerde yanlışın ne olduğunu, ne yapması gerektiğini aslında bilir insan. bazan gerçeğin üstünü örten kalın ve ağır örtülerin kaldırılmasında yardımcı olacak rehbere gereksinim duyar. hepimize rehberlerimizin kolaylıkla ulaşmasını dilerim. sevgiyle