Kemik erimesi

Son yılların moda hastalıklarından oldu. ileri yaşa geldiğini düşünen hanımların hele menapoza da girmişlerse mutlaka kemik dansite ölçümü yaptırmaları, yaptırmayanların eksiklik duyduğu bir ortam oluştu. bunda kötü birşey yok tabii," insan kendine dikkat etmeli, değil mi?" diye düşünülebilir. ama rutin kontrol edilmesi gereken,örneğin diş sağlığı dururken, koruyucu hekimliğe ve yaşayış tarzına vurgu yapmak varken, genellikle hastalık bile sayılmayabilecek ve yanlış beslenme ve yaşayış tarzından kaynaklanan ikincil bir durum olan kemik erimesinin bu şekilde lanse edilmesi kuşku uyandırıyor. esas tehlike, insanların bunu dışardan bulaşmış bir hastalık gibi görmesi ve osteoporoz gelişiminde etken olarak kendi faktörünü es geçmesi olasılığıdır.

Osteoporoz, kemiğin önemli bileşenlerinden olan kalsiyumun vücuttaki asitleşmeyi tamponlamak amacıyla kemikten salınması sonucu kemik dansitesinde- yoğunluğunda- azalma olması sonucunda gelişiyor. yani birincil sorun vücuttaki ph değerinin asit yöne kaymasıdır. bu durumu vücutta çöp birikmesi olarak benzetirsek, sanırım, kendimize yaptığımız eziyetlerin çoğundan vazgeçme konusunda biraz daha duyarlılık oluşturulabilir. en güçlü asit yapıcı etken, açık ara farkla, olumsuz duygulardır, sonrasında sigara, alkol, neskafe türünde kahveler, peynir ve kırmızı et, işlenmiş ve içinde koruma maddesi olan gıdalar, beyaz şeker ve işlenmiş undan yapılan gıdalar sayılabilir. vücuda zararı dokunan ve değiştirilebilir olan etkenlerden, elektromanyetik kirlilik yapan, örneğin bilgisayarlar, cep telefonları, kablosuz internet ve telefonların bedene, özellikle uyunulan odada, yakın tutulmaları sayılabilir.

Klasik tedavide, yalnızca kalsiyum ve d vitamini, eğer kemik dansite ölçümü elveriyorsa kalsiyum salımını engelleyecek ilaçlar reçete ediliyor. magnezyum ve çinko bile devlet tarafından ödenmiyor, yani tedavide gözardı ediliyor. osteoporozun resmi tedavisinin samimiyetsizliğine bu bile yeter kanıttır. yine de bu tedaviye karşı çıkmaya gerek yok, eksik olduğunu kavramak, fazla medet ummamak yeterli olur.

Destekleyici tedavi olarak bol su ile birlikte asitten arındırıcı bir perhiz ve gıda takviyeleri, tendonları kemiğe yapıştığı yerden geren ve gevşeten yoga, chikung ve tai chi tarzında nefesle birlikte yapılan çalışmalar, hafif ağırlıklarla yapılan egzersizler, haftada en az 3 kez yapılacak olan 1,5 saati aşacak yürüyüş- bu daha çok koruyucu anlamda önemli; rahat yürüyemeyenler için ağrısız, ya da rahat olacakları mesafede günde birkaç kez yürümeleri önerilir-, tüm vücudun masajları ve rahatlatıcı nefes egzersizleri verilir.

Nöral terapiyle hormonal dengesizliklerin regüle edilmesi, bağ dokusunun akışkanlığının sağlanması, karaciğer, dalak pankreas, ön orta kanal gibi metabolizmayı etkileyen meridyenlerin iğnelenmesi tedaviye katkı yapar. homeopati, kemik erimesi ile birlikte daha pek çok hastalığı birlikte çeken enerjik olarak dengesiz hastaların genel tedavisinde yardımcı olarak kemik erimesine de etkili olur.

Hastalıkların tümü, elbette iyileşebilirdir. ama korunmak, erken yaşlardan itibaren doğru alışkanlıklar kazanmak gibisi yoktur.