Siyatik ağrısı

Tuttu mu fena tutan siyatik ağrısınn şiddetinden nazım hikmet bile şiirinde şikayet etmiş. genellikle geceleri şiddetlenen, kalçada bıçakla oyuluyormuş gibi nefesi kesecek şiddette, bazen de bacağa doğru yandan vuran, parmaklarda uyuşmaya da neden olabilen çekilme hissi gibi bir ağrıdır.nemle ve soğukla beraber kışın şiddetlenir. beldeki gamzenin üzerinde de noktasal ağrı oluşu ve bacağa vuruşu, hele bir de uyuşmaya da neden oluyorsa bel fıtığı ile karışır. benzerliği nedeniyle gerçekten de iyi bir muayene ve anamnez (ağrının öyküsü, tanımlaması,vb) ile birbirinden ayrılmalılar. çünkü gerçek bel fıtığı sinir basısı bulgularına neden olurken tedavisi cerrahi ile olur. siyatalji ise bel fıtığı ameliyatından sonra hafiflese bile tekrarlar. işin kötüsü çekilen bel mrg filmlerinde disk fıtığı görülebilir ve insanı aldatabilir. filmler klinik bulgular tarafından doğrulanmıyorsa pek dikkate alınmamalılar. yapılan bazı çalışmalarda normal insanlarda da bel fıtığı bulgularına rastlanmış, oysa hiçbirinin yakınması yokmuş. yani mrg bulguları rasgele ağrı hizasında duran başka bir görüntüyü sanki sorun oymuş gibi görmemize neden olabiliyor. siyatik ağrısına neden olabilecek omurga kireçlenmesi, romatizmal ve kalça hastalıkları,vb da şüphelenildiğinde hem muayene hem de tetkiklerle araştırılmalıdır.

Siyatik ağrısı genellikle metabolik bozukluk nedeniyle vücütta aşırı asit birikimi sonucunda karaciğer ve safra kesesi meridyenleri üzerinde olur. metabolizmanın temel düzenleyici organı olan karaciğerin fonksiyonel hatta belki organik rahatsızlığı,düzensizliği veya hastalığı vardır; sıradan biyokimyasal testler ve ultrasonografi tetkiklerinde bulunmayabilirler bile ama titreşim düzeyindeki ölçümlerde patoloji saptanabilir; kalçadaki, bacak yanındaki ağrılar karaciğerin yang çifti olan safra kesesi meridyeninin üzerindeki noktalardır: sk 29 ve 30.

Meridyenlerin enerji hatları olduğunu ve fiziksel bedenin kalıbı olan üstteki enerji bedenlerinden akan enerjinin dolaştığı hatlar olduğunu hatırlayalım. eğer akış bir şekilde bozulur, tıkanır, birikim olursa hattın beslediği organlarda önce regülasyonda, sonra fonksiyonda en son da organik değişiklikler ve bozulma oluşur. karaciğer ve safra kesesi için tutuluş kalça eklemindedir. yani enerjik bozulma ile gerçek bozulma birbirinden farklı şeyler değildir. gerçekten kalçada kireçlenme olabilir, ya da kalça kemiğinde nedeni batı tıbbınca açıklanamayan avasküler nekroz denen kemik ölümü gerçekleşebilir. bu hastalıkta alkol ve kortizon gibi ilaçların kullanımı ile ilgili bir bozukluk etken olarak görülse de çoğu zaman nedensiz karşımıza çıkmaktadır. oysa elbette her hastalığın bir nedeni vardır ve çin tıbbında bu durum organlar ve meridyenleri ile açıklanabilmektedir. tabii ki omurga aracılığı ile iç organların cilt, kas, eklem, duyu organları ile segmental sistem içindeki nörolojik bağlantıları batı tıbbınca da bilinmektedir ama tedavide ve tanıda kullanmak pratikte pek yer almamaktadır. istisnaları seviyoruz tabi. uzun tutmayalım, bozukluğun, esas, metabolizmada olduğunu anlayınca vücuttaki diğer sık görülen yandaş yakınmaların da aynı kökten olduğunu biliriz ve tedavinin yönünü belden kalçadan iç organlar ve hormon sistemlerine çeviririz. lokal tedavilerin yanında karaciğerin korunması ve desteklenmesi, genel oksijenlenmenin ve dokuların perfüzyonunun sağlanması, asidin azaltılması ve atılması, tıkanıklıkların açılması da önemsenir. verilen nefes ve beden ve özel kalça ve bacak egzersizleri, masaj, sıcak uygulama, yürüyüş - tabii ağrı izin verdiği kadar- vee perhiz bu yüzden reçetedeki ilaçlar kadar şarttır. "yapılsa iyi olur" değil, "şarttır". nöral terapi bu amaçların çoğunu başarmada ve akut ağrıda oldukça etkindir. tedavi edici yönü de olduğundan mutlaka eklenmelidir. titreşim tedavileri,homeopati, ozon terapi, ayurveda ve yoga, manuel terapi hep aynı refleks tedavi mekanizmasıyla etki yapan diğer tedavi seçenekleridir. iyi bir kombinasyonla hazırlanan tedavi programı kronik olabilen bu rahatsızlığı gidermede, hiç olmazsa suyüzüne çıkmasını önlemede etkili olacaktır.

Metabolizmanın bozukluğu çok yönlü bir enerji sorunudur ve yaşlanınca günün birinde doktora bir sebeple gidip yapılan testlerde farkedilen kolesterol yüksekliği, tip 2 diabet (şeker hastalığı), hipertansiyonun çoğu zaman nedenidir. siyatik ağrısı, yan şikayetler olan kramplar, elde ayakta uyuşmalar, baş ve boyun ağrısı, sırt ağrıları, gaz, kabızlık, reflü ve gastrit, adet düzensizlikleri, uyku bozuklukları, sinirlilik ve fibromiyalji ile birlikte bu bozukluğun ilk işaretleri olabilirler. hastaların çoğu bu rahatsızlıklardan ötürü ayrı ayrı tedaviler görmekteler, hastaneden çıkamamaktalar. bir de el parmaklarından girip, omuzundan çıkan, boynundan girip gözüne vuracak şekilde dolaşan ağrılarını anlatırken anlaşılmamaları ve ciddiye alınmamaları umutsuzluklarını arttırmakta. oysa bunun bir semptomlar bütünü olduğu anlaşılırsa ve böyle algılanırsa tedaviye uyum artabilir, ağrıdan korku ve depresyon da azalabilir.

Güzel bir gün dilerim.